“Ne de Olsa İliklerimize İşlemiş Şarkılar Bunlar…” – Whisky » Röportaj

Öncelikle röportaj isteğimizi geri çevirmediğiniz için teşekkür ederiz. Ateş Suyu 2.0 plağı şimdiden hayırlı ve dinleyicisi bol olsun 🙂

Rockistasyonu.com: Ateş Suyu albümünün plak formatında basılma fikri nasıl doğdu ve bu fikrin doğmasında en önemli etken Whisky için ne oldu?

Alpay Şalt (Whisky): Ateş Suyu’nda çalan kadro 10 yıllık bir ayrılıktan sonra 2013 yılında albümün 20. Yılını kutlamak ve Kamil Özaydın’ı ölümsüzlüğe uğurlanışının 20. Yılında anmak üzere yeniden bir araya geldi. Esas amacımız albümü baştan sona çalacağımız özel bir konser verip görüntüleri ve ses kaydını yapmayı düşündüğümüz belgeselde kullanmaktı. Bunun yanı sıra Ateş Suyu albümünün ve aynı adlı dört şarkılık enstrümantal demomuzun orijinal kanallı bantlarının bir kısmı elimizde olduğundan, analog kaynağı kullanıp yeniden miksleyerek dinleyicilerimize 20. Yıla özel iki plaklık çok özel bir set  sunacaktık. Teoride müthiş olan bu fikri pratikte uygulamak ne yazık ki mümkün olmadı. Daha ilk adımda analog bantları okutacak cihazı bulamadık. Eser işletim belgesini almak isterken karşımıza çıkan bürokratik pürüzler yüzünden yeniden yayınlayamayacağımızı anladığımız albümümüzü yeniden kaydetme fikri işte o dönemde oluştu.

Rockistasyonu.com: Bunca yıllık müzik geçmişinizde birçok ilke imza atan bir grupsunuz. Bildiğimiz kadarıyla bu plağı da özel kılan ”ilk”ler var. Bu ilklerden bahseder misiniz?

Alpay Şalt (Whisky): WHISKY ‘nin çok ilki var ama yeri gelmişken bir yanlışı da düzeltmek isterim. İnternette bazı paylaşımlarda belirtildiği gibi WHISKY bu topraklarda kendi dilinde müzik yapan ilk Hard’n Heavy grubu değildir. Egzotik Band ve Devil daha önce sahnelerin tozunu attırmaya başlamıştı, onların hakkını teslim edelim. Ama şunlar ilk; bandrol taşıyan ilk Türkçe sözlü Hard Rock albümü “Babaanne”, stüdyoda kaydedilen ilk “unplugged” akustik Rock albümü “Dünyanın Kapısı” ve Hard’n’Heavy tarzındaki ilk “re-recorded best of” albümü “Best Of WHISKY”.  Ateş Suyu 2.0 ile de bildiğimiz kadarıyla ülkemizde ilk defa bir Hard’n Heavy albüm yeniden kaydedilmiş oldu. Pop müzik albümlerinde bu tarz işler geçmişte çok yapılmıştı. Asıl bomba, bu albüm dünya üzerinde de bir ilk kategorisine giriyor, çünkü dünyada yapay kalp taşıyan ilk Rock solisti olan Serdar Çokuslu tarafından seslendirildi.

foto Bulent Sar - "Ne de Olsa İliklerimize İşlemiş Şarkılar Bunlar..." - Whisky » Röportaj

Fotoğraf: Bülent Şar

Rockistasyonu.com: Yıllar sonra, birbirinden değerli bu şarkıları yeniden kaydetmek, grup üyelerinin her birinde farklı duygular barındırmış olsa gerek?

Alpay Şalt (Whisky): Albümü yoktan var etmediğimiz için sanki konserde çalıyormuş hissindeydik, zaten stüdyoda da birlikte çalarak kayıt aldık. Şarkıları yeniden düzenlerken trafiklerde bazı kısaltmalar gerekliydi ve bu kısaltmalar üzerine defalarca prova yapmak zorunda kaldık çünkü çalarken alışkanlıkla uzun olan orijinal trafiğe kayanlarımız oluyordu, ne de olsa iliklerimize işlemiş şarkılar bunlar. En zor iş Serdar’ın ve Arif’in oldu. Serdar Çokuslu kalp piliyle başladığı kayıtları yapay kalple bitirdi. Zorlanmayacağı şekilde söylemesi ama şarkının duygusundan da çok uzaklaşmaması gerekiyordu, zoru başardığına inanıyoruz. Arif Deniztoker o soloları attığı dönemde henüz 20 yaşında günde 10 saat Paganini etüdleri çalışan bir gitaristti. Aradan geçen yıllarda farklı tarzlarda yaptığı çalışmalarla gitar stilini adeta “ballandırdı”. Kayıt için parçalara çalışırken daha en baştan “benden birebir aynı soloları istemeyin” demişti.

Rockistasyonu.com: Plak kapak tasarımı da gerçekten çok hoş. Bu kapak tasarımının yaratıcılarına değinmeden geçmek olmaz 🙂

Alpay Şalt (Whisky): Çok teşekkür ederiz. Kapak konusunu aramızda konuşurken hem yeni yapılan kayıt için yeni bir görsel kullanmanın daha doğru olacağı hem de ana fikrin kabaca ne olacağı konusunda hepimiz uzlaşmıştık. Ateş Suyu ‘nu akla ilk gelecek çağrışımdaki gibi doğrudan kızılderililerle ve alkolle ilişkilendirmeden, ya bir şarkının ismine odaklanacaktık ya da albümün genel konseptine. Biz albümün sözel içeriğiyle uyumlu olmasını daha doğru bulduk. Ateş Suyu’nun sözlerini baştan sona okursanız aslında bir aşk hikayesidir, başlar, gelişir, ayrılık olur ve biter. Kapakta ejderhanın aleviyle tutuşturduğu aşk iksirini, hayat suyunu* sunan gizemli birisinin olmasını önerdim. Hem de Cadı şarkımızda anlatıldığı gibi “Bu kız cadı bu kız cadı, ne hale koydu beni, kendimde değilim ki ben” sahnesine gönderme olacaktı. Bu fikri ve kaba eskizleri kapağın grafik tasarım ve düzenlemesini yapacak olan Moribund Oblivion grubunun lideri Bahadır Uludağlar’a ilettik. Sağolsun aylarca uğraştı, defalarca düzeltmeler yaptı, nazımızı çekti ve bu harika kapağı yarattı.

* (Whisky kelimesi Kelt dilinde su, distile edilmiş alkol de Latince “Aqua Vitae” yani hayat suyu anlamındadır. İnsanı hayata getiren, yaşatan şey de aşktır.)

Rockistasyonu.com: Ateş Suyu plağıyla ilgili, dinleyicileri bekleyen özel bir kampanyanız da var. Bu kampanyadan biraz bahsedebilir misiniz?

Alpay Şalt (Whisky): Evet albüm yalnızca 500 adet basılıyor, her birini elle numaralandırıyoruz. Albümün yapımcısı İstanbul Piano ‘ya doğrudan verilecek siparişlerde plakla birlikte üzerinde “Babaanne” döneminin logosu ve Aptülika’nın çizgileri olan Whisky 40. Yıl tişörtü gönderilecek. Stoklar sınırlı olduğu için herkese yetmeyecek ama şansını denemek isteyenler info@muzikdukkani.net ‘e isim, adres, telefon, varsa istedikleri plak numarası ve beden ölçüsü ile sipariş verebilirler. Bir adresten sadece bir adet sipariş kabul ediliyor.

Rockistasyonu.com: Dijital teknoloji döneminde yenilikler birbiri ardına gelse de ve evinde plakçaları (pikap) olsun veya olmasın plaklara rağbet artmış durumda. Sizce plağın yeniden hayatımıza girmesinin ne gibi nedenleri var?

Alpay Şalt (Whisky): Bir çok müziksever için plak hep değerliydi, araya kaset dönemi, CD dönemi, MP3 dönemi ve dijital servisler dönemleri girse de onlar için plak hep kutsal nesneydi. Ülkemiz maalesef moda rüzgarlarının tüketim alışkanlıklarını belirlediği bir ülke. Amerikalı hala VHS videodan film seyrederken bizde sağlam video oynatıcıyı geçtim, VCD, DVD oynatıcı bile kalmadığını görüyoruz.   2007 yılındaki Yalnız Adam filmiyle plak ve pikap satışlarının patlaması, talep sebebiyle plak şirketlerinin soluğu daha çok plak basmakta alması bir anda piyasaya bir ivme getirdi. Ben nostaljinin cezbetmesi yanında zorunlu bir geçiş olduğunu da düşünüyorum çünkü müzik endüstrisinin perakendecileri dijital yayıncılık ile para kazanamıyor. Mağazada satacak ne kaset kaldı, ne DVD, ne CD, ne dergi, ne poster. Perakendeci mağazaların satabileceği iki ana ürün var plak, grup tişörtleri ve bir takım hediyelik ürünler. Bir plak satışından elde edilen kar 5 adet CD satışındakine denk, hem daha havalı, hem analog tınıların sıcaklığı var. Plak severler temizleme malzemesinden plak naylonuna, iç kağıdından plak rafına kadar bir çok yan ürün de satın alıyor.  Geçmişte şahit olduğum gibi, önümüzdeki yıllarda şu an eskici arabalarında gördüğüm kaset, CD ve DVD’lerin yerini tekrar pikap ve plaklar alacaktır diye düşünüyorum.

178 Whisky40 yil onur tonba scaled - "Ne de Olsa İliklerimize İşlemiş Şarkılar Bunlar..." - Whisky » Röportaj

Fotoğraf: Onur Tonba

Rockistasyonu.com: Geçtiğimiz yıllarda Kamil Özaydın anısına, Whisky ve Serdar Çokuslu 40. yılı dolayısıyla özel konserler verdiniz. “Babaanne” albümünün 35. yılına özel bir dizi konser planlarınız da vardı. Pandemi bittiğinde şartlar elverirse, plak lansmanı veya turne gibi düşünceleriniz var mı?

Alpay Şalt (Whisky): Bizde her zaman bir proje olur. Bahsettiklerin zamanın acımasız tokadıyla dağılıp giden projelerimiz. Mesela 40. Yıl gecesi konserinin görüntüleri salgın sebebiyle bir yıldır montaj masasında bekliyor. Babaanne turnesi için ise daha provaya başlayamadan kapandık. Bu ülkede yaşamak bize her şekilde nasıl hayatta kalacağımızı öğretti, buna şans mı desek şanssızlık mı bilemiyorum. Şartlara göre mutlaka uygulanabilir yeni projeler üzerinde çalışacağız, ama önce sağlık. Bu yaşadığımız salgın bizim kuşağın hayatta gördüğü en büyük anomaliydi. Önce her türlü hayatta kalalım ve dünyanın, ülkenin gidişatını bir görelim. Ülkemizi ve insanlığı gerçekten zor günler bekliyor. Tesellimiz bu ekonomik ve psikolojik yıkımın tedavisinin yine sanatla, müzikle yapılacak olması. Dipten yukarı çıkış her zaman muhteşem olmuştur, tarih bize bunu gösteriyor.

Rockistasyonu.com: Ülkemizin yaşayan, aktif, değerli ve sayılı gruplarından birisiniz. Buradan sizler gibi uzun yıllar müziğe hizmet etmek ve en önemlisi saygınlığını devam ettirmek isteyen genç müzisyen arkadaşlarımıza ve gruplarımıza ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Alpay Şalt (Whisky): Çok teşekkür ederiz, çok naziksin. Tavsiye vermek bana düşmez ama odalarında kapalı kalmayıp çevrelerini genişletebilir, beğendikleri sanatçıları örnek alabilirler. Kamil Özaydın Whisky’i kafasında bir hedef belirleyerek kurmuş; bir gün severek takip ettiği gruplar gibi olmak. Gençlik heyecanlarını, sevinçlerini, hüzünlerini, öfkelerini müzikle ifade edebilmek için müzik yapmaya başlamışlar ve hep daha iyi olmak için çabalamışlar. İmkansızlıklar, parasızlık, engellemeler, kabul görmemek onları yıldırmamış. Hedefe doğru giderken gerekenler adanma, çalışma, vizyon ama en başta sevmek. Saygınlık bu günlerde bıçak sırtında. 60 yıl çalışıp çabalayıp  zorluklar içerisinde mücadele ederek insanlara güzellikler sunarsın sonra bir gün bir haber, bir röportaj, bir konser ya da mesleğinin gereği yaptığın bir iş yüzünden o 60 yılı silip atarlar. O 60 yılı bizzat yaşamamış olanlar için ne kadar da kolay! Saygınlığın ölçüsü üretenden bağımsız olarak üretilen iş olmalı, sanatta değer gören sanatçının yarattığı olmalıdır, sanatçının kendisi kalıplara sokulamaz, yargılanamaz.

foto2 Bulent Sar - "Ne de Olsa İliklerimize İşlemiş Şarkılar Bunlar..." - Whisky » Röportaj

Fotoğraf: Bülent Şar

Rockistasyonu.com: Pandemi sonrası dünyada birçok şeyin eskisi gibi olmayacağı ön görülmekte. Size göre bu durumdan fazlasıyla etkilenen ve henüz bununla ilgili tatminkar adımlar atılmamış olan müzik sektöründe ne gibi değişiklikler olabilir?

Alpay Şalt (Whisky): Müzik sektöründe kaç kişi olduğu bilinmeden hiç bir sağlıklı adım atılamaz. Hayatını sadece müzikten kazananlar yanında bu işi hobi veya ek iş olarak yapanlar da var. Bir yardım söz konusu olduğunda öncelikli yardımı kimler almalı, bilinmiyor. İcracı olarak para kazananların derdi ayrı, üretenlerin, telif ile yaşayanların derdi ayrı. Ama ikisinin ortak sorunu işsizlik, sağlık ve emeklilik için mutlaka sigortalı olabilmek. Müziğin susması insanlara sadece ekonomik anlamda değil, sosyalleşmenin kısıtlanması sebebiyle, psikolojik olarak da darbe vurdu. İnternet bu kötü günlerde bir nebze sosyalleşmenin ilacı olduysa da görüldü ki hız, kalite ve ulaşabilirlik hala yeterli değil. Bu sorunlu alanlardaki iyileştirmeyi sektörde çalışanların tek başına yapabileceğini sanmıyorum. Ama sektör çalışanları örgütlenebilir, seslerini ve isteklerini yöneticilere duyurabilir, ısrarlı bir şekilde onları değişime zorlayabilir. Sosyal güvence, vergi muafiyeti, telif hakları, teknoloji ve iletişim altyapısı konusunda çalışmalar yapan kişi ve oluşumlara ulaşıp destek vermeliyiz. Oturarak, ağlayarak, sızlanarak hak alınmaz, sanatta başarıya ulaşırken gerektiği gibi emek, çalışma ve vizyon gerekli.

Rockistasyonu.com: Son olarak Whisky dinleyicilerine ve Rockistasyonu.com takipçilerine mesajınız nedir?

Alpay Şalt (Whisky): Son olarak derim ki: Değişim istiyorsak önce kendimizden başlamalı ve kendimizi harekete geçirmeliyiz. Değişimden bahsetmişken, artık bir iki örnek haricinde basılı yayın kalmadığından alternatif müzik türlerini sevenler yenilikleri dijital ortamdan ve sosyal medyadan takip ediyor. Bu noktada Rockistasyonu gibi kanalların varlığı hepimiz için bir nimet. Özverili çalışmalarınız için tebrik ediyorum, zinciri tamamlayan önemli bir halkasınız.

Hakkında Emrullah Tamer Uz

Rockistasyonu.com Genel Yayın Yönetmeni Uz Multimedya Kurucu

Diğer Haberler

“Bu Albüm Özümdeki Birikimlerin En Steril Hali…” – Barlas Erinç » Röportaj

Rockistasyonu.com: Bağımsız müzisyenleri bir araya getiren OnAir Müzik etiketiyle yayınladığınız “Bu Ne Dünya Kardeşim?” albümüne …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: