Anasayfa » Röportajlar » Ezgi Aktan » Röportaj

Ezgi Aktan » Röportaj

Geçtiğimiz yıl Ada Müzik etiketiyle yayınlanan ilk albümüyle ‘İyi Ki‘ hayatımıza girmiş dediğimiz Ezgi Aktan ile gerçekleştirdiğimiz keyifli ve bir o kadar dopdolu röportajımız…

Rockistasyonu.com: Müzik üzerine yaptığınız çalışmalar, aldığınız eğitimler, farklı müzisyenlere geri vokallik derken ‘iyi ki’ ile gelen ilk albüm.’Artık kendi albümümü yayınlamalıyım’ demeye nasıl karar verdiniz?

Ezgi Aktan: Kendimi kendi müziğim ve sözlerimle ifade etmeye çalışana kadarki süreçte de müzikle ilgili yaptığım işlerin hepsinden hep çok büyük zevk aldım; ama bir eksiklik de vardı içimde.Daha fazlasını istemekle ilgiliydi sanırım bu.Yaptığım şeyle daha çok bütünleşmek; ona kokumu vermek istemek gibi birşey…Bu düşüncelerle haşır neşir olmaya başladığımda karar verdim kendi albümümü yapmak üzere çalışmaya başlamaya.

Rockistasyonu.com: ‘İyi ki’nin üretim süreci üç yıl kadar sürmüş fakat sizin de tabirinizle ‘yıllarca birikmiş gerçek his ve ezgilerin can bulmuş hali’ bir albüm olmuş.Bu uzun bekleyişe, temelleri sağlam atmak istemiş olmanızın da etken olduğunu söyleyebilir miyiz?

Ezgi Aktan: Aslında hiç “bekleyeyim de temelleri sağlam olsun” gibi bir düşüncem olmadı.Elimdeki imkanların olgunlaşması zaman aldı biraz.Okul sonrası iş hayatı başlayıp azcık da olsa biraz bir şeyler kazanıp kendi hayatımı kendi kendime idare ettirebilmeye başladığımda sanal bir mutluluğa teslim olmuştum kısa bir dönem.Bu dönem bir albüm kaydında back vokal olmam için çağrıldığım bir stüdyo günü son buldu.6-7 ay kadar bir ara sonrasında tekrar müzikle ilgili bir şey yapmak beni uyandırmıştı.Çünkü öyle mutlu hissetmiştim ki o gün kendimi; aslında nerde mutlu olduğumu hatırlattı bu bana, o bahsettiğim sanal mutluluk yanından bile geçemezdi bu güzel hissin.Bu bahsettiğim uyanış 2011 yılı baharına denk geliyor.O günden sonra kendi şarkılarımı yazmaya başladım.Şarkıları yazdım, güzel müzisyen dostlar edindim, kendime inancım gelmeye başladı ve derken 2016’yı buldu ilk albümümü yayımlamak.

Rockistasyonu.com: Albümde yer alan şarkılar kendi yazdığınız sözlerden ve ortak beste çalışmalarınızdan oluşuyor.Bunun dışında sosyal medyada başarılı cover çalışmalarınıza da yer veriyorsunuz.Peki albümde cover şarkı olmamasının ayrı bir sebebi var mı?

Ezgi Aktan: Cover’ları kendi müziğimden ayrı bir yerde tutmak istiyorum hep.Youtube’a koyduğum cover kayıtları tamamen içimden geldiği için yaptığım – o anki ruh halime dair şeyler.Çok azını konserlerde de söylüyorum.Albümlerimde kendi şarkılarım olmasını istiyorum.Üretmek mühim geliyor bana.Albümü alanların benim neler söyleyeceğimi merak etmelerini, tümüyle yeni bir şey duyacaklarını bilip almalarını istiyorum.Bir yerde bencil bir şey belki bu ama ben bunu daha kııymetli buluyorum.Mesela dinleyici şapkamla konuşacak olursam; sevdiğim müzisyenlerin yeni albümlerini aldığımda kendi şarkılarını dinleyeceğim için müthiş bir heyecan ve mutluluk duyuyorum.

Rockistasyonu.com: Cover demişken, youtube kanalınızda Hayko Cepkin’in ‘Fırtınam’ ve ‘Melekler’ şarkılarını mükemmel yorumlamışsınız.Bizim için olduğu gibi, sizin için de Hayko Cepkin özel müzisyenlerden biri mi? 🙂

Ezgi Aktan: Teşekkür ederim güzel yorumunuz için 🙂 Hayko Cepkin’in çok iyi bir şarkı yazarı olduğunu düşünüyorum.Bu doğru bir tabir mi bilmiyorum ama çok melodik şarkılar yazıyor.Yani altyapıyı, herşeyi kaldırın şarkıdan, tek başına sözleri söylesin; alıp götürüyor sizi şarkı.En sevdiğim şarkıları ‘Melekler’ ve ‘Fırtınam’, ikisini de söyleyip yükledim youtube’a naçizane.Melekler’i ilk kez Hrant Dink’in aramızdan alınışının, 1.yılındaki anma gecesinde tek bir piyano eşliğiyle Hayko Cepkin’den dinlemiştim.Büyülenip şarkıya aşık olduğumu hatırlıyorum o an.Fırtınam’ın çıktığı zaman da ben lisedeydim.Günlerce sadece o şarkıyı dinlediğimi biliyorum.O yüzden bu ikisinin yeri ayrıdır bende.

Rockistasyonu.com: Şarkılarınızı herhangi bir müzik türü ile kategorize etmeyen bir müzisyensiniz.Sanırım geldiğimiz noktada en doğrusu da bu?

Ezgi Aktan: Aslında singer-songwriter diye tabir edilen, buralarda adı “kent ozanlığı” olan tür de aslında bu biraz.(Kendime kent ozanı diyemiyorum gerçi, başkaları bana dediğinde çok hoşuma gidiyor ama kendime söyleyince çok iddialı tınlıyor.) “Ben şimdi blues ya da funk bir şarkı yazacağım; çok iyi bir rock şarkı yapacağım” diye oturmuyorum masaya. İçimden bir melodi geliyor. çoğu zaman sözleri ya da hissiyle birlikte geliyor melodi.Oturup düzenlerken bugüne dek dinleyip etkilendiğim bir sürü müzik türünün etkisiyle oluşmuş bir müzik diliyle yorumladığımı farkediyorum bu melodiyi.Keskin bir tür çıkmıyor ortaya.Üslup çıkıyor.Kendi müzik dilimiz oluşuyor.Bunu çok değerli buluyorum ama “doğrusu budur” gibi bir kesinlikte konuşamam.

Rockistasyonu.com: Jehan Barbur’un hayatınızda önemli bir yeri var.Kendisiyle yollarınızın nasıl kesiştiğini bir de sizden dinleyelim 🙂 

Ezgi Aktan: Jehan Barbur her şeyden önce benim daha ilk albümü çıkmadan öncelerden bildiğim (bunu söylemeyi çok seviyorum, böyle sahiplenmiş gibi olmak hoşuma gidiyor 🙂 ve çok hayran olduğum bir müzisyen.Benim bir arkadaşımın onun ekibinde çalmaya başlamasıyla birlikte de 2010 yılından beri şahsen de tanıyıp çok sevdiğim bir arkadaşım.Şarkılarımın insanlara dinletmeye utandığım çok ilkel kayıtlarını bir gün Jehan’a dinletme cesareti buldum.Jehan beğenip beni cesaretlendirince albüm yapma fikri iyice aklıma yattı.İlk albümümü yaparken tüm süreçte yanımdaydı.Müzikle ilgili karşıma çıkan bir sürü güzel tesadüf hep onun sayesindedir.Onun ve müziğinin varlığı bana hep kuvvet.Şanslıyım 🙂 Seviyorum, burdan da bir kez daha ilan-ı aşk etmiş olayım 🙂

Rockistasyonu.com: Bir dönem araştırma şirketinde çalışmaya başlamış olmanızdan dolayı müziğe ara vermişsiniz.Müzikten uzak kaldığınız bu süreç hayatınızda bir dönüm noktası oldu diyebilir miyiz? 

Ezgi Aktan: Başta da bahsettiğim gibi iş hayatının verdiği sanal mutluluk çok kısa sürdü bende.Dönüm noktası oldu diyemem.Müzikten uzak kalmasam da bilirdim kıymetini bence bir şekilde.Sadece iş hayatı beni hayallerim ve şu hayattan gerçekten istediklerim konusunda uyandırdı.Hala bilişim sektöründe çalışmaktayım özel bir şirkette.İş hayatı içinde geçirdiğim her gün beni ayakları yere basan hayaller kurma konusunda teşvik ediyor.Her gün daha da emin oluyorum o hayatı istemediğimden, ama bir yandan da hayallerimi finanse edebilmemi sağlayan yer orası.Bir iç içe geçmişlik söz konusu.Yakın bir gelecekte bu iç içe geçmişliğin müzik lehinde sonuçlanması dileğim 🙂

Rockistasyonu.com: Bir müzisyenin şarkı sözü yazmasında, yaşadıklarının mutlaka etkili olduğunu, şarkı sözlerinin hayatından izler taşıdığını düşünüyor musunuz?

Ezgi Aktan: Genel geçer bir yanıt veremem bu soruya ama yine kendi üzerimden söyleyebilirim ki benim için mutlaka etkili.Yazdığım şarkıların çoğunu kendi yaşadıklarım üzerinden yazıyorum.Kalp kırıklığı, aşırı mutluluk, aşırı hüzün, aşk, umut etme ihtiyacı, bazen sinir…Bunlar bana en çok yazdıran konular.Nadiren de olsa gördüğüm/şahit olduğum bir olayın/ hissin bende yarattığı etki üzerine de yazdığım oluyor.Edilgen olduğum bir konu üzerine yani.Yeni albümde yaşamadığım ama hayalini kurduğum şiddette bir sevgiyi anlattığım bir şarkım var mesela.Hayat da zaten hayal ve gerçeklerin dansından oluşan bir ahenk olduğu için müzikte elbet izleri var.

Rockistasyonu.com: Yardım, dayanışma konserlerine elinizden geldiğince destek olan bir müzisyensiniz ve 14 Şubat’ta KadıköySahne’de müzisyen dostlarınızla çocuklar için bir araya geleceksiniz.Siz bu etkinlikten bize kısaca bahsederken röportaj vesilesiyle, imkanı olanlara bu anlamlı etkinliği kaçırmamaları gerektiğini yineleyelim! 

Ezgi Aktan: Bu etkinlik Pi Cemiyeti ile birlikte Kadıköy Sahne’de düzenlenecek ve birçok güzel müzisyen arkadaşın sahne alacağı bir etkinlik.Etkinliğin gelirleriyle Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na destek olunacak.400 bilet demek 50 çocuğun 1 yıllık eğitim masrafı demek.O yüzden bu konsere katılmak, hep birlikte çocuklar için orda olmak çok değerli.Umarım çok kalabalık oluruz.

Rockistasyonu.com: Müzik dışında bir mesleğiniz ya da uğraştığınız farklı projeleriniz var mı?

Ezgi Aktan: Dediğim gibi, geçinebilmek adına yaptığım bir işim var müzik dışında.İş Geliştirme Müdürü sıfatıyla özel bir şirkette çalışıyorum, siber güvenlik ürünleri satıyorum.Çok ilginç bir konu siber güvenlik, her gün yeni bir şey öğreniyorum 🙂 Burayla çok alakasız olduğundan daha da uzatmayayım, merak ederseniz bilahare onları da anlatırım size 🙂 Bunun dışında varsa yoksa müzik-arkadaşlarım-ailem ve kedimden oluşuyor hayatım.Ama son zamanlarda bir de resim çizmeye çalışıyorum, çok eğlenceliymiş, icat çıkardım kendime öyle. 🙂 

Rockistasyonu.com: Ezgi Aktan’ın sosyal medya ile arası nasıl? En çok hangi sosyal medya aracını aktif olarak kullanıyorsunuz? 

Ezgi Aktan: Sosyal medya ile aram iyi sayılabilir.Gündemi o mecradan takip ediyorum.Kendime yakın bulduğum, nispeten güvenilir olduğunu bildiğim haber kaynaklarına oradan erişebiliyorum.Bunun dışında konserleri, müzikle ilgili gelişmeleri de hep oradan paylaşıyorum.Sağlam bir iletişim kanalı benim için.Twitter kullanmaya henüz başladım, orada acemiyim biraz; en çok instagram’ı kullanıyorum şu ara.En pratik o geliyor.

Rockistasyonu.com: Gündelik hayatınızda dinlediğiniz, takip ettiğiniz yerli veya yabancı müzisyenler kimler?

Ezgi Aktan: O kadar çok var ki…Yıllardır çok sevdiğim ıncığını cıncığını takip ettiklerimden ilk aklıma gelenleri yazayım: Moğollar, Jehan Barbur, Pinhani, Duman…Lara Di Lara’nın yeni gelecek olan “Hazineler İçindesin” albümünden iki şarkı dinledim (internetteki canlı kayıtları) ikisinde de vuruldum.Albümü heyecanla bekliyorum.No Land’ın albümü çıktığından beri dinliyorum, başucu albümüm oldu.Ülkü Aybala Sunat’ın “Artiz Kahvesi” de yine bu yıl en çok dinlediğim, evde bağır çağır eşlik ettiğim albümlerden…Ceylan Ertem’in “Yine de Amin”ini dün dinleyebildim ilk kez.Kıpır kıpırım dünden beri sayesinde.Özge Ürer’i konserlerinde dinlemeye bayılıyorum, acayip güzel bir enerjisi var, ekibi de muhteşem.Can Güngör’ün müziği ile hipnotize oluyorum.In Hoodies’e bayılıyorum.Sena Şener’i şaşkınlıkla izliyorum, gıpta ediyorum.Çok fazla isim var, buraya hepsini yazsam olmayacak, kendimi burada durdurayım.

Yabancılarda da yine yıllardır (birbirinden alakasız türde müzik yapan, bir sürü sevdiğim grup ve kişiyi sıralayacağım burada) Metallica, Dream Theater, Coldplay, Muse, Bob Dylan, Mark Knopfler, Leftover Cuties, Alison Krauss, John Mayer, Richard Hawley, Jeff Beck, Nick Cave ve daha bir sürüsü…

Rockistasyonu.com: Röportaj öncesi görüştüğümüzde Rockistasyonu.com’dan haberdar olduğunuzu belirtmiştiniz.Bizim gibi her fırsatta öncelik olarak Türk müzisyenlere ve gruplara destek olmaya çalışan oluşumlar hakkında düşünceleriniz  ya da önerileriniz nelerdir?

Ezgi Aktan: Yılmamaları olabilir.Varolan ortamda alternatif seslerin duyulabileceği bu tip mecraların hayatlarını sürdürebilmeleri birçok zorluğa yılmadan göğüs gerebilme güçleriyle doğru orantılı.Benim naçizane tavsiyem varlıklarının ne kadar önemli olduğunu hep akıllarında tutmaları ve yılmadan devam etmeleri.Hepimizin yaptığı da bu aslında.

Rockistasyonu.com: Son olarak sizi sevenlere ve Rockistasyonu.com takipçilerine mesajınız nedir?

Ezgi Aktan: Onlar da hep takipte kalsın madem 🙂

Ezgi Aktan‘ın Şubat Konser Tarihleri:

14 Şubat Salı – Kadıköy Sahne / TEGV Dayanışma Konseri (Akustik)

17 Şubat Cuma – KUSAT (Akustik)

24 Şubat Cuma – A.Erensoy Kültür Merkezi (Tekirdağ)

25 Şubat Cumartesi – Tamirane

Hakkında Tamer Uz

Tamer Uz

Rockistasyonu.com’da Kurucu
Cem Tekin’de Sosyal Medya Sorumlusu

Diğer Haberler

Femmefatal » Röportaj

732 Sert, Kendinden ve Müziğinden emin Femmefatal grubu ile çok keyifli bir Röportaj gerçekleştirdik. Röportaj …

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: