Biz Sizi Dinliyoruz, Ya Siz Bizi?…

Yeni bir köşe yazımdan tüm Rockistasyonu.com takipçilerine ve Rock müzik severlere Merhaba!

Son günlerde sosyal medyada konser ertelemeleri, müzik sektörünün içinde bulunduğu olumsuz durumlar, müzisyenlerin dinleyicilerden şikayetleri hakkında yazı ve habere sıkça rastlıyoruz.Fakat olaya bir de dinleyici tarafından bakıldığı yazıya hiç rastlamadım diyebilirim.Ben de yaklaşık 6 senedir müzik sektörünün içinde yer alan site kurucusu ve editörü olarak, bahsettiğim süreç içerisinde karşılaşmış olduğumuz ve bizim gibi yayın yapan dostlarımızın da karşılaştıklarını düşündüğüm olumsuzluklardan bahsetmek istiyorum.Yazımın içeriğinde hiçbir müzisyen, grup, kamu kuruluşu vb. isim vererek kimseyi rencide etmeyeceğimi belirtmek isterim.

Öncelikle gündemi uzun bir süre meşgul eden, dinleyicilerin konserlerde sergiledikleri olumsuz davranışlardan bahsetmek istiyorum.

Hatırlarsanız eleştirilen konulardan biri seyircilerin konser esnasında, aralarında yüksek sesle, hem diğer dinleyicileri hem de sahnedeki müzisyeni / grubu rahatsız edecek derecede sohbet etmeleriydi.Ve bununla birlikte çekim yapmak isteyen dinleyicilerin cep telefonları veya fotoğraf makinelerinden patlayan flaşların verdiği rahatsızlık…Bu iki konuda müzisyenlerin yüzde yüz haklı olduklarını düşünüyorum.Dinleyicinin yapması gereken müzisyenin çıkacağı sahne saatini sabırlı bir şekilde beklemek, konser başladığında şarkılara eşlik etmek, gerektiği takdirde etraftakileri rahatsız etmeden hoplamak, zıplamak.Çekim yapmak istiyorsa da flaşsız ve müzisyenin konsantrasyonunu etkilemeyecek bir şekilde çekim yapmak.Bunları da zaten aklı başında bir dinleyici biliyor.Ama hala bilmeyenler varsa diye değinmeden geçmek istemedim.Konser esnasında çekim yapma konusunda; evet düne kadar ben de gittiğim konserlerde sayısız fotoğraf, video çekmek için uğraşır, bunları da iyi veya kötü sosyal medyada paylaşma gereği duyardım.Fakat bir süre sonra konser esnasında çekim yapmaktan yeterince eğlenemediğimin farkına vardım.O günden sonra da gittiğim konserlerde bu durumdan dolayı fotoğraf makinemi yanıma almamaya bile başladım.Tabi cep telefonuyla az da olsa çekim yapıyorum.E o kadar da olsun 🙂 Az önce de belirttiğim gibi kimse size çekim yapmayın demiyor, çekim yapın ama ne sahnede müziğini icra etmeye çalışan müzisyeni engelleyin, ne de yanınızda eğlenmeye çalışan insanları…

Gelelim konser ertelemeleri ve iptalleri’ne…

Müzisyenlerin son günlerde en çok rahatsız olduğu konulardan biri.Bana göre haklılarda.Hatta bu konser erteleme veya iptalleri müzisyenleri olduğu kadar dinleyiciyi de sıkmaya başlamış durumda.Ülkemizde uzun süredir yaşanan ve hepimizi derinden üzen ve etkileyen terör olayları, şehit haberleri nedeniyle konserler, festivaller birer birer iptal oluyor.Evet hepimizin olduğu gibi, o sahneye çıkan müzisyenin, sahne ekibinin, konsere gelen dinleyicinin de bu olaylardan dolayı içi yanıyor, morali bozuk…Ama hiç birimiz bu veya bunun dışında bazı sebeplerden dolayı ‘bugün işe gitmeyeceğim’, ya da bugün işyerimi açmayacağım’ diyemiyoruz.Çünkü doğanın kanunu gereği hayatımıza bir şekilde devam etmemiz gerekiyor.Unutmayalım ki müzik sadece bir eğlence sektörü değil.Mesleği olmayıp veya kendi mesleğini yapmayıp, sadece müzik sektöründen para kazanmaya çalışan, evine ekmek götürmek amacında olan bir çok insan var.Ve müzik sadece sahnede eline gitarını alıp çalan, şarkı söyleyen bir ya üç dört kişiden ibaret değil.Bunun sahne ekibi, menajeri, organizatörü, vs.hatta daha da önemlisi bakmakla yükümlü oldukları aileleri, çocukları var.Bu yüzden müziği susturmaya çalışmak, konserleri iptal etmek yerine, terör olaylarının önüne geçmek, şehit haberleri gelmesini engellemek için herkesin ve yetkililerin bu konuda elini taşın altına koyması gerek…

Bu yukarıda yazdığım konuların bir çoğunu köşe yazarları, müzisyenler yazdıkları yazılarda dile getirdi.

Esas değinmek, dikkatleri çekmek istediğim konu ise, biz dinleyicilerin ve editörlerin sıkıntıları

Bilindiği gibi Rock müzik dünyasında 2015’in son aylarından itibaren başlayan albüm, klip, single yoğunluğu tüm hızıyla devam ediyor.Bu süreçte söz konusu çalışmalardan takipçilerimizi sıcağı sıcağına haberdar etmiş olmaya çalışsakta elbette gözümüzden kaçanlar olmuştur; bunun için affola…Albümler; kayıt, mix, mastering, telif, baskı, reklam ve buna benzer bir çok aşamadan geçip, müzisyenlerin harcadıkları büyük çabalar sonucu çıkıyor, sonrasında ise bunların dağıtımını sağlamak, tanıtmak, konser organizasyonları düzenlemek için yayıncı kuruluşlara, menajerlere büyük iş düşüyor.Bizlere düşen görev editör olarak bu gelişmelerden takipçilerimizi haberdar etmek, gerektiğinde müzisyenlerle, gruplarla Röportaj gerçekleştirerek tanıtımlarına katkı sağlayıp destek olmak.Dinleyici olarak ise  üzerimize düşen görev; emeğe saygı duyup, KORSAN’a Hayır diyerek orijinal albüm alıp, konserlere bilet alarak gidip sanatçıya destek olmak…Bunda da hemfikir olduğumuzu düşünüyorum.Fakat kendimden yola çıkacak olursam benim gibi çoğu zaman bu bahsettiklerimi yapamayan ya da işten güçten vakit bulamayan gerçek anlamda bir dinleyici kitlesinin olduğunu da göz ardı etmemek gerek.Tabi saydığım sebeplerden müziğe vakit ayıramayan müzisyenler de var.Dinleyicinin orijinal albüm satın alarak, konserlere gelmesine imkan sağlayarak bu şekilde müzisyene daha fazla destek olunabilmesi için yapılması gereken ne varsa elimizden geldiğince yapacağımızı belirtelim.Tabi her ne olursa olsun, albüm satın alacak ya da konsere gidecek gücümüz olmadığı zamanda KORSANA HAYIR! demekten vazgeçmeyelim.

Yazımın son bölümünde editör – menajer, editör – müzisyen ilişkilerinden bahsetmek istiyorum.

İşimiz gereği bu zamana dek, bir çok müzisyenle, menajerle, organizatörle muhattap olduk, oluyoruz da.Tabii ki her insan bir olmadığı gibi her müzisyen ya da her menajerde bir olmuyor.Kimse kusura bakmasın ama ne kadar yoğun bir iş yapıyor olursa olsun, ‘aman ha yanlış bir şey yazmayalım, yanlış anlaşılmayalım’ diye kelimelerini, cümlelerini özenle seçtiğimiz bir metin gönderdiğimizde, bir talebimiz olduğunda olumlu ya da olumsuz hiçbir şekilde cevap yazılmamasını, daha sonra bile dönüş yapılmamasını anlayamıyorum, anlayamayacağımda…Karşımızdaki kişi kim olursa olsun olumsuz dahi olsa cevap almamız gerektiğini düşünüyorum.Eskisi kadar olmasa da bu zaman zaman başımıza gelen bir durum.Bir de daha dün müzik hayatına atıldığı halde, ne oldum delileri var, sormayın gitsin…Herhangi bir Röportaj, program talebinde, prosedür olarak yapmamız gereken önce menajer ile irtibata geçip sonra sanatçıya sormaktır, doğrusu da budur, inkar etmiyoruz.Fakat daha öncelerde belirttiğim bu tipler, bizi menajerlerine yönlendirdikleri ve mail yoluyla Röportaj talebimizi kabul ettikleri halde, cevapları göndermediler.İnanın şuanda yaptığımız sayısız Röportaj dışında, az da olsa, saydığım sebeplerden dolayı yayınlayamadığımız, askıda kalan röportajlarımız, programlarımız da oldu.’Ben bu soruları defalarca kez cevapladım, kusura bakmayın bu soruları cevaplamayacağım’ diyen, hatta ve hatta bir projemizle ilgili video talebimizde bir grubun vokalinden ‘ne videosu, gidin başkasından video isteyin … (üç noktanın devamı buraya yazmayı bile hoş bulmadığım küfür.) Ve ne yazık ki bu grup geçtiğimiz sene ünlü bir müzik festivalinde bile sahne aldı.Elbette her grup bizle Röportaj, program yapacak, her menajer talebimizi kabul edecek diye bir kural yok, olmasını da beklemiyoruz.Hep dediğim bir şey vardır; ‘Kimse kimseyi de sevmek zorunda değil, fakat saygı duymak zorunda’…Biz ne kadar kelimelerimize dikkat etmeye çalışıyorsak, ince eleyip sık dokuyorsak karşı tarafın da aynı şekilde bize yaklaşmasını beklememizden daha doğal bir şey yok sanırım…

Bu yazımda ben  de hem müzisyen, hem dinleyici, hem de biz editörler açısından bakış açımı ifade etmeye çalıştım.Tabi bir de menajerleri, organizatörleri dinlesek, haklı olarak onlarında söyleyeceği şeyler çıkar.

Birbirimizi sevmesekte, birbirimize saygı göstermeyi elden bırakmamamız ve Türkçe Rock müziğini hep birlikte daha ileriye taşımamız temennisiyle…Sesime kulak verdiğiniz, vakit ayırdığınız için teşekkürü borç biliyorum.

Sevgiyle… 

Hakkında Emrullah Tamer Uz

Rockistasyonu.com Genel Yayın Yönetmeni Uz Multimedya Kurucu

Diğer Haberler

Müzik Sektöründeki Vurdumduymazlık!

Herkese merhaba! Bu sefer bir yazıyla değil, bir podcastle karşınızdayım. Belki bilenleriniz vardır, bir süredir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: